Genç, tombul hatunun doğal, kabarık göğüslerine saplantılıydım. O yumuşak, dolgun bedenin her kıvrımı aklımı karıştırıyor, yarak gözümün önünde sanki ateş dansı yapıyordu. Gecenin üçüncü kez kendi kendime koyduğum bu sakso seansına hazırdım; elimdeki orospu gibi bekleyen amcığım, onun kalın beliyle buluşmayı hayal ediyordu.
Karanlık odada nefesler hızlanırken, onu iliklerine kadar sarmaladım; o tombul sırtını çılgınca kaşırken ben de yavaşça amcığımı çıkardım ve dolgun memelerinin arasına sıkıştırdım. Dudaklarıma değen sıcak teniyle birlikte, parmaklarım omuzlarından başlayıp beline indi. Hırçın bir istekle karnını okşarken ürperdiğini hissettim, sesleri keskinleşti, nefesi düzensizleşti; deli gibi bir kökleme zamanı gelmişti.
Sırtını yere yapıştırıp dizlerini açtığında altındaki yumuşacık amcık beni çağırıyordu adeta. Sertçe dayadım amımı üzerine ve içeri girmeye başladım. İlk anda duyduğu o keskin yanma yerini arzuyla karışık inlemelere bıraktı. Göğüslerini silkelediğimde kafasını geriye attı, ağzından kaçan inleme patlamaları biraz daha büyüdü. Yamuk yamuk bakışlarıyla üzerimde hakimiyet kurmaya çalışırken ben daha da derine gömdüm yumuşak dağımağımı.
Sallanan kalçalarının ritmine uyup giderek daha sert köklemeye başladım; bedenimiz birbirine sürtünüyor, terler içinde yüksek volümlü bir orospu seansı yaşanıyordu. O kuruğunun içine aldığım her hareketimde kızın çıldırmış gibi inlemesi yükseldi ve ben amını fena halde mıncıkladım, tırnaklarımı acıtana kadar bastırdım tenine.
Sonunda doruğa ulaştık; o hırçın sikintısıyla amcığını tamamen teslim ederken ben de dibi delinmiş gibi boşaldım içinde. Sopan terbiyesi olmayan bu genç folloşun ıslak teninde köpürdüğüm an ruhuma işledi. Her damla sıvının sıcaklığıyla birlikte bitmeyen bir akşamın son sansasyonuydu bu şehvetli kökleme…